Merkez Platform

Trump'ın, İran'ın teklifini reddi sonrası gözler yeni senaryolarda

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran İslam Cumhuriyeti'nin teklifine "kesinlikle kabul edilemez" diyerek karşı çıkması, bölgede yeni gerilim ihtimallerini gündeme taşıdı. Uzmanlar, Washington'un askeri baskıyı artırabileceğini ancak müzakere kapısının da tamamen kapanmadığını belirtiyor.

11 May 2026 - 07:40 YAYINLANMA
Trump'ın, İran'ın teklifini reddi sonrası gözler yeni senaryolarda

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran İslam Cumhuriyeti'nin sunduğu önerilere tepki göstermesi, Hürmüz Boğazı merkezli krizde yeni senaryoların tartışılmasına yol açtı. Trump, Tahran'dan gelen yanıt için "Hoşuma gitmedi, kesinlikle kabul edilemez." ifadelerini kullanırken, İran cephesi ise Washington'un dayatmalarını kabul etmeyeceğini vurguladı.

İran medyasına konuşan kaynaklar, Trump'ın memnuniyetsizliğinin Tahran açısından olumsuz bir işaret olmadığını belirterek "Trump memnun değilse plan muhtemelen daha iyidir." değerlendirmesinde bulundu. İranlı yetkililer, hiçbir planın Trump'ı memnun etmek için hazırlanmadığını, temel hedefin İran halkının haklarını korumak olduğunu ifade etti.

Tahran'ın sunduğu yanıtın savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesi, gelecekte İran'a yönelik saldırılara karşı garanti verilmesi, petrol yaptırımları dahil tüm Amerikan yaptırımlarının kaldırılması ve dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması gibi maddeler içerdiği belirtildi.

İran İslam Cumhuriyeti ayrıca Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda da yeni bir çerçeve önerdi. Buna göre Tahran, deniz ticaretinin güvenliğini sağlayacak mekanizmaların kurulmasını isterken, bölgedeki askeri baskının sona ermesini talep ediyor.

Uzmanlara göre Washington'un önünde iki temel seçenek bulunuyor. İlk senaryo, "Freedom Plus" adı verilen ve Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri baskının artırılmasını öngören plan. Bu çerçevede ABD'nin deniz ablukasını genişletebileceği, bölgedeki askeri varlığını artırabileceği değerlendiriliyor.

İkinci senaryoda ise İran'daki altyapı tesislerine yönelik doğrudan saldırılar yer alıyor. Amerikan basınına konuşan eski Pentagon yetkilileri, Washington'un İran'ı baskı altına almak amacıyla enerji ve askeri altyapıyı hedef alabileceğini öne sürdü. Ancak analistler, böyle bir saldırının bölgesel savaşı büyüteceği ve enerji piyasalarında ciddi kriz oluşturacağı uyarısında bulunuyor.

Siyonist rejim Başbakanı Benjamin Netanyahu da savaşın sona ermediğini savunarak İran'ın nükleer altyapısının tamamen dağıtılması gerektiğini iddia etti. Netanyahu'nun açıklamaları, askeri seçeneğin halen masada tutulduğuna işaret eden mesajlar arasında değerlendirildi.

Buna karşılık İran İslam Cumhuriyeti, baskı altında müzakere yürütmeyeceğini açık biçimde ortaya koydu. İranlı eski diplomat Abbas Hamyar "Direnişin bedeli teslimiyetin bedelinden daha düşüktür." diyerek Tahran'ın geri adım atmayacağını söyledi.

İran ordusunun üst düzey komutanlarının da son günlerde yeni askeri talimatlar aldığı belirtilirken, İran yönetimi hem diplomasi hem de savunma hazırlıklarını eş zamanlı sürdürüyor.

Öte yandan uzmanlar, tüm sert açıklamalara rağmen müzakere ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor. Trump'ın bu hafta Çin'e yapacağı ziyaretin kritik önemde olduğu ifade edilirken, Washington'un Pekin'den İran konusunda destek talep etmeyi planladığı kaydedildi.

Analistler, önümüzdeki günlerde "temkinli bir bekleyiş" sürecinin devam edeceğini, tarafların hem diplomatik temasları sürdüreceğini hem de askeri baskıyı bir koz olarak kullanacağını değerlendiriyor. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: