Ali Özdemir - Merkez Medya

Numan Kurtulmuş: Mazlumların hayatı pahasına sürdürülen suskunluk tarafsızlık olarak kabul edilemez

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gazze'yle ilgili, "Mazlumların hayatı pahasına sürdürülen suskunluk, asla ve asla tarafsızlık olarak kabul edilemez. Açıkça ifade etmek isterim ki sivillerin yaşam hakkı üzerinde asla siyasal pazarlıklar yapılamaz." dedi.

16 Nis 2026 - 17:02 YAYINLANMA
Numan Kurtulmuş: Mazlumların hayatı pahasına sürdürülen suskunluk tarafsızlık olarak kabul edilemez

Parlamentolar Arası Birlik'in (PAB), "Gelecek Nesiller İçin Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temalı 152'nci Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş'un başkanlığında müzakerelerine başladı.

Hilton İstanbul Bomonti Otel ve Kongre Merkezi'ndeki Genel Kurul'un açılışını yapan PAB Başkanı Tulia Ackson, "Genel Kurul Başkanı" olarak seçilen Kurtulmuş'u kürsüye davet etti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Genel Kurul'un açılışında yaptığı konuşmada, parlamentolar arasındaki temasların İstanbul'da derinleşmesinin insanlığın ortak vicdanına hitap eden bir anlam taşıdığını ifade etti.

April 16, 2026

Genel Kurul Başkanlığı görevini üstlenmekten memnuniyet ve gurur duyduğunu dile getiren Kurtulmuş, tarafına tevdi edilen sorumluluğu PAB teamüllerine bağlı kalarak, adaleti esas alan bir yaklaşımla ve herkesin söz hakkını görünür kılabilecek bir tarafsızlık ilkesiyle sürdüreceğini, müzakerelerin düzen içinde ilerlemesini sağlamayı, söz alan her temsilcinin iradesine saygı göstermeyi ve ortak karar üretme kapasitesini güçlendiren çalışma zemini genişletmeyi amaçladığını söyledi.

Meclis kürsülerinin, insanlığın müşterek birikimini akıl süzgecinden geçiren meşru zeminler olduğunu kaydeden Kurtulmuş, alınacak kararların ve gerçekleştirilecek çalışmaların halklar ve insanlık için hayırlı olması dileyerek, PAB 152. Genel Kurulu'nu resmen açtığını belirtti.

"Küresel sistem, sorunları çözme iddiasını korurken norm uygulama cesaretini ortaya koyamamaktadır"

Kurtulmuş, genel müzakere başlığı olan "gelecek nesiller için umudu yeşertmek, barışı sağlamak ve adaleti temin etmek" ifadesinin, içinde bulunulan dönemin derin ihtiyaçlarını karşılayan kapsayıcı bir hedef olarak herkesin önünde durduğunu kaydetti.

İnsanlığın büyütülen, genişletilen çatışmaların, ağırlaşan eşitsizliklerin, yerinden edilmelerin, açlık dalgalarının ve güven aşınmalarının iç içe geçtiği fevkalade zor, önemli ve çetin bir dönemden geçtiğine işaret eden Kurtulmuş, çok taraflı ve kutuplu siyasal mimarinin uzun yıllar boyunca uluslararası dengenin ana unsurlarından biri olduğunu anlattı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, son yıllarda yaşanan gelişmelerin kurumların irade üretme kapasitesini, kuralların tatbik edilebilme kabiliyetini ve kavramların ahlaki ağırlığını ortadan kaldırdığını belirterek, "Karşımızdaki tablo, sadece teknik bazı eksikliklerden ve aksaklıklardan kaynaklanan ya da sadece eksiklik ve aksaklıklarla izah edilebilecek bir durum değildir. Daha derin, kapsamlı ve evrensel bir sorunla karşı karşıyayız. Küresel sistem, sorunları çözme iddiasını korurken maalesef norm uygulama cesaretini ortaya koyamamaktadır. İlkesel olarak metinler ortada durmakta, yürürlükte olmakla birlikte milyonlarca insanın maruz kaldığı yıkım karşısında bahsedilen ilkelerin koruyucu hiçbir etkisi kalmamıştır. Hukuk, güç sahiplerine gelince esneyen, zayıfların karşısında ise katılaşan bir baskı aracına dönüştürülmüştür." diye konuştu.

"Küresel vicdanın en temel işlevi kimden geldiğine bakılmaksızın ihlale ihlal diyebilmek"

Uluslararası sistemin açık bir çöküşe geçtiğini, Gazze'de yaşanan vahim tablonun bu çöküşün en açık ifadelerinden sadece biri olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Sivillerin korunamadığı, yaşam haklarının güvence altına alınamadığı, sağlık altyapısının çökertildiği, insani yardım geçişlerinin engellendiği, temel yaşam imkanlarının ortadan kaldırıldığı bir durum karşısında etkili ve bağlayıcı bir iradenin ortaya konulamaması, uluslararası sistem bakımından hepimiz açısından ciddi bir sorumluluk, ciddi bir sınamadır. Burada sözü dolandırmaya gerek yoktur. İnsanlığa yeniden yönelen sistematik saldırılar karşısında suskun kalan uluslararası yapı aslında kendi kurucu iddialarını kaybetmektedir. Vicdanı temsil ettiğini söyleyen merkezler acıyı seyretmekle yetinmektedir. Filistin meselesi belirli bir bölgenin trajedisi olmanın çok ötesine geçmiş ve insanlığın ortak bir sınanma alanı haline gelmiştir."

Kurtulmuş, Gazze'nin insani hukukun seçici biçimde uygulanmasının ne derece yıkımcıl sonuçlar ortaya koyduğunun açık bir laboratuvarı gibi olduğunu dile getirerek, "Gazze, günümüzde kurumların neden kurulduğunu, kuralların kimleri korumak için var olduğunu ve insanlık ailesinin ortak değerler karşısında ne ölçüde tutarlı davranabildiğini sorgulatan ağır bir imtihandır ve bu imtihanla hepimiz karşı karşıyayız. Mazlumların hayatı pahasına sürdürülen suskunluk, asla ve asla tarafsızlık olarak kabul edilemez. Açıkça ifade etmek isterim ki sivillerin yaşam hakkı üzerinde asla siyasal pazarlıklar yapılamaz. Yardım konvoylarının geçişi, diplomatik takvime bağlı olarak bir lütuf olarak da kabul edilemez ve uygulanamaz. İnsanların hayatları arasında derece farklılıkları ortaya konulamaz ve insan hayatı için hiyerarşik bir yapılanma asla uygulanamaz. Küresel vicdanın en temel işlevi kimden geldiğine bakılmaksızın ihlale ihlal diyebilmek ve ihlali yapanı suçlu olarak insanlık ailesinin önüne çıkarabilmektir." ifadelerini kullandı.

"Parlamentolara bu dönemde büyük bir görev düştüğünün altını çizmek isterim"

İçinde bulunulan dönemde asıl ihtiyaç duyulan hususun, daha çok söz üretmekten ziyade söylenen söz ve konulan kurallara uygun davranabilmek olduğunu belirten Kurtulmuş, uluslararası toplumun kınamayla yetinen, ertelemeyle oyalanan ve ağır krizleri prosedürel tartışmalar içine hapseden bir alışkanlığı terk etmek mecburiyetinde olduğunun altını çizdi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, diplomasinin soğukkanlılık istediğini, nezaketin de uluslararası sistemin ve uluslararası temasın vazgeçilmez unsuru olduğunu aktararak, "Nezaket, zulmü görünmez kılan bir örtüye asla dönüştürülmemeli, nezaket perdesi altında zalime zalim diyebilme kudretini kaybetmemeliyiz. Ölçülü konuşmak ile etkisiz konuşmak arasında da bir mesafe vardır. Sükunet ile suskunluk arasında da bir farklılık olduğu gibi. Bu nedenle parlamentolara bu dönemde büyük bir görev düştüğünün altını çizmek isterim. Sözü hem en açık bir şekilde söyleyecek hem de sözlerimizde asla ve asla nezaket adı altında hakikati gizleyecek bir davranış içerisinde olmayacağız." diye konuştu.

Temsil görevini üstlenenlerin kendi toplumunun menfaatini korurken insanlık ailesinin ortak haysiyetini de gözetmek mecburiyetinde olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, aksi halde ulusal çıkar kavramının evrensel ölçüleri dışlayan dar bir siyasal kalıba dönüşebileceğini söyledi.

Kurtulmuş, adaletsizliğin yaygınlaştığı ve silahlanma yarışına girilen bir dünyada hiçbir ülkeye kalıcı emniyetin sağlanmasının mümkün olmayacağına dikkati çekerek, "Güvenlik başka halkların güvensizliği üzerine bina edildiğinde sürdürülebilir bir sistem olmaktan çıkar. Ekonomik dengesizlikler de barış gündeminden ayrı olarak ele alınamaz. Dünyanın birçok bölgesinde gelir uçurumları derinleştikçe ve genç kuşakların gelecek tahayyülleri zayıfladıkça dünya barışından da uzaklaştığımız aşikar bir gerçektir. Kalkınma meselesi salt büyüme ölçütleriyle tarif edilemez. Asıl mesele refahın hakkaniyetli paylaşımıdır. Asıl mesele emeğin korunmasıdır. Asıl mesele eğitim, sağlık ve fırsatlara erişimde toplumların geniş kesimleri açısından güvence altına alınmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

"Güçlü olanın hukuk dayattığı bir denklem insanlık vicdanını tatmin edemez"

Ayrışmaları derinleştiren dilden yana olmayacaklarını, hakkaniyeti esas alan, müzakereyi öne çıkaran, insan onurunu koruyan, temsil krizlerini azaltan ve çok taraflı yapıları daha itibarlı hale getiren bir çizgiyi savunmaya devam edeceklerini belirten Kurtulmuş, "Aynı yaklaşım, parlamentolar arası temas bakımından da hiç şüphesiz geçerlidir. Farklı görüşlerin meşru zeminde konuşulabildiği, sert fikir ayrılıklarının medeni usuller içinde ele alınabildiği ve ortak yarar etrafında yeni imkanların çoğaltıldığı bir anlayışı geliştirmek durumundayız. Kuşkusuz böyle davranırsak umudun yeşermesi mümkün olacaktır. Kuşkusuz bu şekilde davrandığımızda siyasal kararlılık içerisinde ilkeli duruşumuzu devam ettireceğiz. Bedel ödemeyi göze alan ahlaki bir davranışla davrandığımızda yeryüzünde adaletin genişlemesi için de büyük katkı sağlayacağız." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, barışın da benzer şekilde somut bir temenni olarak ele alınamayacağını, kalıcı huzurun, adaletin tahkim edildiği, hukukun seçici uygulanmadığı, temsil kurallarının kanallarının açık tutulduğu ve insan onurunun korunabildiği bir yapıyla ancak korunabileceğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

"Güçlü olanın hukuk ürettiği, hatta hukuk dayattığı bir denklem insanlık vicdanını tatmin edemez. Güç ile hak arasındaki makas açıldıkça uluslararası sistemin güvenilirliği ve taşıdığı yük de artmaya başlar. İnsanlık ailesi, tarih boyunca büyük krizlerin ardından hiç şüphesiz büyük muhasebeler de yapmıştır. İçinden geçtiğimiz safha da benzer şekilde çok derin, çok büyük krizleri yaşadığımız bir dönemdir. Bu çerçevede uluslararası sistem ve bütün kurumları derin bir yüzleşmeyle baş başa kalmak mecburiyetindedir. Önümüzde duran esas soru kurumlar, kurallar ve kavramların yeniden itibar kazanıp kazanmayacağıdır. Aksi takdirde küresel vicdan ile siyasal mekanizmalar arasındaki mesafe ayrılacak ve maalesef küresel siyasal sistem, küresel vicdanın sesi olmayı başaramayacaktır. Umudun, barışın ve adaletin irade gösterildiği ölçüde anlam kazandığını hatırlatmak isterim."

"Genel Kurul Başkanlığı" görevini bu bilinçle ve yüksek sorumluluk duygusuyla yerine getireceğini ifade eden Kurtulmuş, her heyetin katkısını kıymetli gördüğünü ve her görüşün dikkatle dinlenmesi gerektiğini, görüşlerin medeni usuller içinde ele alınmasını temel ilke olarak kabul ettiğini belirtti.

Kurtulmuş, konuşmasının ardından Divan'daki yerini alarak müzakereleri başlattı.

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: