Merkez Platform

Hürmüz bahanesiyle İran'ı kuşatma planı

İngiltere ve Fransa öncülüğünde oluşturulmak istenen 40 ülkeli deniz koalisyonu, "deniz güvenliği" söylemiyle İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik baskıyı artırmayı hedefliyor. Tahran ise Hürmüz Boğazı çevresindeki yabancı askeri varlığı açık bir provokasyon olarak değerlendiriyor.

12 May 2026 - 07:30 YAYINLANMA
Hürmüz bahanesiyle İran'ı kuşatma planı

İngiltere ile Fransa'nın öncülüğünde oluşturulmaya çalışılan çok uluslu deniz ittifakı, Hürmüz Boğazı'nı bahane ederek İran İslam Cumhuriyeti üzerindeki askeri ve siyasi baskıyı büyütme girişimi olarak değerlendiriliyor.

40'tan fazla ülkenin katılımıyla şekillendirilen plan kapsamında savaş gemileri, mayın temizleme unsurları ve keşif sistemlerinin bölgeye konuşlandırılması hedefleniyor. Londra ve Paris yönetimleri girişimin "savunma amaçlı" olduğunu savunsa da İran İslam Cumhuriyeti, yabancı askeri varlığın bölgede gerilimi daha da artıracağı görüşünde.

Söz konusu girişim, ABD ile siyonist rejimin İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik saldırılarının ardından gündeme gelirken, Batılı ülkelerin "deniz güvenliği" söylemi altında Tahran'ı kuşatmaya çalıştığı yorumları yapılıyor.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron öncülüğünde şekillenen plan kapsamında Avrupa ülkeleri, Körfez ülkeleri ve bazı Asya devletlerinin de sürece dahil edildiği belirtiliyor.

Batılı ülkeler, İran İslam Cumhuriyeti'ni Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimden sorumlu tutarken Tahran yönetimi ise ABD'nin bölgedeki askeri yığınağını ve siyonist rejimle yürütülen koordinasyonu asıl tehdit olarak görüyor.

İran İslam Cumhuriyeti daha önce yaptığı açıklamalarda Hürmüz Boğazı'nın ülkenin ulusal güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulamış ve herhangi bir dış müdahaleye karşı sert karşılık verileceği mesajını vermişti.

Öte yandan Fransa'nın nükleer uçak gemisi Charles de Gaulle'ü, İngiltere'nin ise HMS Dragon destroyerini bölgeye göndermesi dikkat çekti. Bu adımların "ticaret güvenliği" adı altında yeni bir askeri baskı hattı oluşturduğu ifade ediliyor.

ABD Başkanı Donald Trump ise son açıklamalarında İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik askeri seçeneğin masada olduğunu yineledi. Washington yönetiminin, Avrupa ülkelerini yeni deniz koalisyonuna katılmaları için yoğun şekilde zorladığı belirtiliyor.

Tahran yönetimi ise tüm bu gelişmelere rağmen geri adım atmayacağını vurgularken, İran İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetlerinin Hürmüz çevresinde tam hazırlık halinde olduğu ifade ediliyor. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: